Yer üstünden notlar- Erdem Çomut

37°34’15’’ K   43°44’17’’ D

Rakım 1700 m

Evet, doğru bildiniz: Rakımı en yüksek 5 ilimizden biri burası. Yani Tanrı’ya daha yakınız ve Paul Bert’in 1878 yılında belirttiği gibi Hemoglobin konsantrasyonumuz da yükseliş trendi yakalamışa benziyor!

Çok yukarılarda takılmadan, hemen insanların arasına karışıyoruz. Kaldırımda yürüdüğünüzü hayal edin… İleride gördüğünüz insan ile kaderleriniz kesişmek üzere. Attığınız hızlı ve senkronize adımlar, dükkanının önündeki tozdan kurtulmak hevesindeki esnafın kovasından fırlayan su ile kusursuz biçimde buluşarak ayakkabı ve pantolonunuzu yavaş çekimde ıslatıyor. Hayır, asla ve asla bu bölge esnafının/halkının sizi sevmediği anlamına gelmez. Bu bir çeşit iletişim kurma ve belki selamlama yöntemidir. Eğer sizi sevmemelerini istiyorsanız sorulmuş şu iki soruya reaksiyonlarınız önemlidir:

 

  • – Hakkari’mizi nasıl buldunuz, sevdiniz mi?

-(2 saniye es vererek) Iıııı şey, aslında güzel yer, ama şu toz… YANLIŞ CEVAP

-Hiç sevmedim… ÇOK YANLIŞ CEVAP

-Şu kaç para demiştiniz?  KAFA KARIŞIKLIĞI YARATAN YANLIŞ CEVAP

 

  • -Buyurun çay verelim size, ister misiniz?

-İstemem… KABA VE DÜRÜST CEVAP

-Çok isterdim, ama hastaneye dönmeliyim/bir arkadaş bekliyor HAYAL KIRIKLIĞI YARATAN CEVAP (ve çöken suratlar)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Halbuki kolay cevapları seçerseniz hem kendinizden bir şey kaybetmezsiniz hem de bu güler yüzlü insanlar size de mutluluk aşılarlar J Aaaa mutluluk demişken… Zorunlu hizmet, inişli çıkışlı bir yoldur ve bu yolda yaşadığınız sarsıntılar iç ve dış mihraklarca planlanmış olup sizi Don Kişot misali yarı deli yarı güçlü yapar… Derler. Ben sonuçta henüz 6.ayımdayım ve ne kadar derinlemesine bilebilirim ki? Ama sonuçta kendi kısa zaman dilimi içindeki yaşanmışlıklarım ve kendi zaman çizgilerinin daha ileri noktalarındaki insanları gözlemlemişliğim var. Size ve sadece size özel bir hizmet olarak bu işi grafiğe döktüm. İşte size bu sürecin yarattığı dalgalanmalar:

 

Gördüğünüz gibi başlangıç noktası ile son arasında çılgın bir mood uçurumu vardır ve işin tuhafı aynı uçurumu sona yaklaşırken sadece 2-3 hafta içinde ve hatta bazen 2 dakika içerisinde yaşayabilirsiniz. Bu kısa sürelerde ne yiğitlerin hard diskleri çok ısınır ve kafalarında dumanlar tüter, bilir misiniz?

Soldan sağa: Alter ego’m, ben ve zorunlu hizmet süresi.

 

… Aynı kişiler derler ki: Zorunlu hizmet bir kör kuyudur. En iyisi hiç girmemek! Kuyunun içinden bile sesimi duyurabiliyorsam o kadar da derin değilmiş sanki. Sahi sesimi duyan var mı?

 

Yer üstünden notlar, sizinleydi.

 

Erdem Çomut

Yer üstünden notlar- Erdem Çomut” için 2 yorum

  • Ekim 2, 2018 tarihinde, saat 6:25 pm
    Permalink

    Çok beğendim Erdemcim sevgiler…

    Yanıtla
  • Mart 3, 2019 tarihinde, saat 5:23 pm
    Permalink

    Erdem Çomut harika anlatmış. Kendi mecburi hizmet günlerimi hatırladım (30 sene önce ve bundan biraz daha az travmatik). Yazmaya devam etmiştir umalım. Sevgilerimle

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir